Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
RECEB AYI
01-23-2014, 05:37 AM
Mesaj: #1
RECEB AYI
Allahu Teala kullarını gafletten kurtarmak için ayların ve günlerin bazılarına değer atfetmiştir. İşte bu değerli aylardan biride Receb ayıdır.
Receb, tazim ve hürmet manasına gelir. Receb, Allahu Teala’nın kullarına Rahmet, mağfiret ve hidayet dağıttığı aydır.

“Şüphesiz ki, gökleri ve yeri yarattığı günde, Allah’ın Kitabı’nda (Levh-i Mahfuz’da) Allah katındaki ayların sayısı on iki aydır; bunlardan dördü haram (aylar)dır. İşte doğru din budur; öyleyse onda (o haram aylarda günahlara girerek) nefsinize zulmetmeyin…” (Tevbe/36)

Resulullah (sav) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan haram ayların: Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır.

Resulullah (sav) buyuruyor ki:
-Kim dokunulmaz aylardan (Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb ayları) üçer gün oruç tutarsa amel defterine dokuz yüz senelik ibadet sevabı yazılır.
Hadisi rivayet eden Enes İbni Malik (r.a) bu hadisle ilgili olarak: “Bu hadisi, Peygamber’imizin kendisinden işitmedimse kulaklarım sağır olsun!” demiştir.

Yine mübarek üç aylardan ilki olan Receb ayının önemi ve değeri hakkında Enes b. Malik (r.a)’den şöyle rivayet edilir: Receb ayı girdiğinde Resulullah (sav) şöyle derdi: “Allahım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” (Ahmed bin Hanbel)

Resulullah (sav) buyurdular ki:
-Receb ayı Allah’ın ayı, şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır. Bunun üzerine orada bulunanlardan biri sordu:
-Ya Resulullah! Bu ayların hepsi Allah’ın ayıdır. Bu şekilde ayırmakta ki murat ve mana nedir? Resulullah (sav):
-Receb ayı mağfiret ayıdır. Bu ayda günahlar çok bağışlanır. Günahları bağışlamak Allah’ın şanındandır. Onun için bu aya Allah’ın ayı denir. Şaban ayı şefaat ayıdır. Beraat gecelerinde şefaat benim şanımdır. Onun için bu aya benim ayım denir. Ramazan da cehennemden azad olma ayıdır. Cehennemden azad olmak ise ümmetimin şanıdır. Bunun için Ramazana ümmetimin ayı denir.

Resulullah (sav)’ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları bulunmaktadır.

İbn-i Abbas (r.a), Resulullah (sav) Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz Onu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz Onu hiç oruç tutmayacak zannederdik, buyurmuştur. (Müslim)

Resulullah (sav) buyurdular ki:
-Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. Yedi gün oruç tutana, cehennem kapıları kapanır. Sekiz gün oruç tutana cennetin sekiz kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. Onbeş gün oruç tutana, bir münadi, geçmiş günahların af oldu der. Receb ayında Allahu Teala Nuh (a.s)’ı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. (Taberani)

Resulullah (sav) buyurdular ki:
-Receb-i Şerifin birinci gününde oruç tutmak üç senelik, ikinci günü oruçlu olmak iki senelik ve yine üçüncü günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur, buyuruyorlar. (Camiu-s sağir)

Sevban (r.a) dan rivayet edilen bir hadiste şöyle geçiyor: “Resulullah (sav) ile yürüyorduk. Bir kabristana uğradık. Orada Allah Resulü (sav) biraz durdu ve şiddetli bir şekilde ağlayıp bana dönerek şöyle dedi:
-Ey Sevban! Burada yatanlar azap görmekte idiler. Allah’a dua ettim de azaplarını hafifletti. Ey Sevban! Eğer bunlar Receb ayında bir gün oruç tutsalar ve onun bir gecesini ihya etselerdi, kabirlerinde azap görmeyeceklerdi.
-Ey Allah’ın Resulü! Bir gün oruç ve bir gecenin ihya edilmesi ile mi onlardan bu kabir azabı önlenecekti?
-Evet, ey Sevban Beni Hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, kadın erkek herhangi bir Müslüman, Receb ayında bir gün oruç tutar veya bir gecesini Allah rızası için ihya eder, sırf bunu Allah rızası için yaparsa, Allah gündüzü oruçlu, gecesi kıyamlı geçen bir senelik ibadet ihsan eder, diye buyurdu.

Ashab’tan birisi Resulullah (sav)’dan şefaat istedi. Resulullah (sav) da:
-Böyle tembelce şefaat isteyeceğinize, Receb ayında oruç tutunuz, diye buyurdu.
-Nasıl tutalım, ey Allah’ın Resulü, diye sordu.
-Şayet Receb ayında beş gün, Şaban ayında on gün oruç tutarsanız, Ramazan-ı Şerif’in ortasına geldiğiniz vakit, Allahu Teala üzerinizde hiçbir günah bırakmaz, diye buyurdu.

Muhtelif hadislerden Resulullah (sav) buyurdu ki:
“Allahu Teala, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.” (Gunye)
“Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Recebin hepsini tutmuş gibi sevap verilir.” (Miftah-ül-cenne)
“Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip Ya Rabbi onu mağfiret et derler.” (Ebu Muhammed)
“Haram aylarda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri oruç tutana iki yıllık ibadet sevabı yazılır.” (Taberani)
“Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip “Ya Rabbi onu mağfiret et” derler.” (Ebu Muhammed)
“Receb ayında Allahu Teala’ya çok istiğfar edin; çünkü Allahu Teala’nın, Receb ayının her vaktinde cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.” (Deylemi)

Onun için, “Receb ayı tevbe ayıdır.” denmiştir. Yani kul: “Ya Rabbi! Ben anlayamamışım, hata etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet.” diyerek hatasını itiraf edip, hatasından dönerek, Allahu Teala’nın yoluna girecek.

Receb ayında yapılan dua kabul edilir, günahlar affedilir. Bu ayda günah işleyenin cezası da kat kat olur. Hz Hüseyin (r.a) anlatıyor: “Kabe’yi tavaf ederken, yanık sesle Allahu Teala’ya dua eden bir kimsenin sesini işittik. Babam bunu çağırmamı emretti. Güzel yüzlü, temiz bir kimseydi. Ancak sağ tarafı felç olmuş, kurumuş, hareketsiz idi. Ona, Sen kimsin, durumun ne böyle? Dedim. O kimse dedi ki:
-Adım Menazil... Ben çalgı çalmak, şarkı söylemekle şöhret salmış, Arabistan’ın ünlülerinden bir gençtim. Hep nefsin arzuları peşinde koştum. Receb ve Şaban aylarında bile, bu günahlara devam ederdim. Salih babam, beni bu günahlardan kurtarmaya çalıştı. Bana, Allahu Teala’nın azabı şiddetlidir, bir anda kahredebilir. Kötü arkadaşlardan vazgeç, bu kötü işleri bırak! Melekler ve bu aylar senden şikayet ediyorlar dedi. Nasihate hiç tahammülüm yoktu. Babamın üzerine yürüyüp, döverek susturdum. Üzüntülü ve kırık kalple, bu aylarda oruç tutup, geceleri ibadet ediyorum. Beytullaha gidip şerrinden korunmak için, Allahu Teala’dan yardım dileyeceğim dedi. Bir hafta oruç tutup, Kabe’ye giderek, Ey Rabbim, mazlumların ahını yerde bırakmazsın. Bu ayda, bu mübarek yerlerde yapılan duaları red etmezsin. Hakkımı oğlumdan al, onu felç et, diye dua etti. Henüz duası bitmeden sağ tarafım felç oldu. Beni gören, Baba bedduasına uğramış kişi derdi. Hz Hüseyin (r.a):
-Baban bu haline ne dedi, diye buyurdu. O genç:
-Babamdan özür diledim. Onun da babalık şefkati galip gelerek beni bağışladı. Beddua ettiği yerde, bu sefer şifa bulmam için hayır dua etmek üzere deve ile gelirken, devenin ürkmesi ile babam düşüp öldü. Şimdi çaresizim, diyor. Hz Ali (kv) bu felçli gence dua ediyor, Receb de yaptığı bu dua bereketiyle de Hak Teala ona şifa ihsan ediyor.

Receb ayında yapılan dua kabul edilir, hatalar affedilir. Günah işleyenin cezası da kat kat olur.

Resulullah (sav) buyurdular ki:
-Kıyamet günün de bütün halk Arasat sıcaklarından şaşkın ve başı dönmüş iken Allahu Teala’dan bir nida gelir:
-Receb’ciler nerede? Yani “Nerede o kimseler ki dünyada iken Receb ayının sevabını umarak Receb ayına hürmet ederlerdi.” Diye yüksek bir sesle bir nida gelir. Bunu bütün alem işitip derler ki:
-Bakın görün şimdi Receb’cilere teveccühle devlet kapısı açılır.
Hemen Hakk Teala’dan bir nur peydah olup bu halkın üzerinden güneş gibi yürür. Kıyamet zulmetinde ne denli Receb’ci varsa hepsini bulup yürüterek toplar. Allah’ın bunlar için hazırladığı makama götürür. Cebrail (a.s), İsrafil (a.s), Mikail (a.s) de bu nur ile beraber olurlar. Receb’ciler bu makama vardıkları saat yüce divanda bu denli hürmet ve izzete, şükran için hep birden secdeye kapanırlar. Yine Allahu Teala tarafından bir nida gelir:
-Ey kullarım! Başlarınızı yerden kaldırın siz o hizmeti dünyada iken yaptınız, geçin şimdi sizin için hazırladığım makamlara gidin.
Böylece her kişi Receb ayına hürmet ettiğine göre cennette makamını bulur.

Aynı zamanda cennette bir ırmak vardır ki adı Receb’dir. Bu ırmağın suyu sütten ak, bal gibi tatlı ve kar gibi soğuktur. Bu ırmağın suyundan sadece Receb’ciler içerler başka kimseye nasip olmaz.

Selmanı Farisi (r.a) anlatıyor: “Receb ayı girdiği zaman Ashab her gün Efendimiz (sav)’ın şerefli huzuruna gelip hadis dinlerdi. Bir gün Resulullah (sav) buyurdu ki:
-Kardeşim Cebrail bu gece bana muştulayıp haber verdi ki: “Ey Muhammed! Senin ümmetinden beş kişinin ruhunu alınması vakti geldiğinde Rıdvan (a.s)’a şöyle emrolunur:
-Ey Rıdvan! Bizim salih kullarımız geliyor, git cennetin kapılarını aç nedenli süsleyebilirsen süsle, evimize kişi geliyor yürü hazırlığını gör. Bunun üzerine Rıdvan’da sevinip cennetin orta yerine gelir. Yüksek bir yere çıkıp hurilere haber verir. Huriler süslenirler ve karşılamaya giderler. Bütün yakın melekler, bütün nebilerin ve velilerin ruhları da Allah’ın emriyle rahmet melekleri ile beraber onu karşılamaya gelirler. Hz. Ömer (r.a) dayanamayıp sorar:
-Ya Resulullah! Bizim de bu zümreden olmamız için bir çare var mıdır?
-Ya Ömer! Bu beş zümrenin ameli vardır. Her kim o ameli işlerse o zümreden olur.
1-Receb ayını sevenler, tevbe edip Receb ayını bekleyenler.
2-Şehitler.
3-Cuma namazı kılanlar.
4-Nasihat edici alimler.
5-Allah’a kavuşmayı çok sevenler.

İslam dini gelmezden önce Receb ayı girer girmez bütün Arab kabileleri arasında harp etmek baskın ve çapulculuk yapmak yasaklanır, herkes bu ayda kendisini emniyet ve selamette bulur.

Alimler, bu ay ekin ekme ayıdır. Oruç tutup, tevbe etme ayıdır. Hayır ve hasenatın Allah rızası için yapıldığı aydır. Şaban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yani mahsulün alındığı aydır demişlerdir. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımıdır.
Bir de bu aya sevapların kulların defterlerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yani, sevabların bol bol, şarıl şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demektir. Receb-ül esabb; Allahu Teala’nın rahmetinin coşup, ikram ve ihsanının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.
Allahu Teala, Receb ayına Regaib ve miraç kandillerini katarak değerini artırmıştır. Resulullah (sav), “Receb ayı Allah’ın ayıdır” diyerek o aya hürmet edilmesini istemiştir. Aslında Receb ayına yapılan hürmet doğrudan doruya Allahu Teala’ya yapılan hürmet demektir.

Regaib

Regaib denilince, çok lutuf ve ihsanla dolu, kıymeti ve değeri büyük, ilahi nimetlerin bol bol verildiği iyi değerlendirilmesi gereken gece demektir. Ayrıca Regaib, bütün dua ve dileklerin kabul edildiği, hacetlerin verildiği bir gece anlamına da gelir. İlk kandil gecesi olması sebebiyle de Ramazanın müjdecisidir.

İleri sürüldüğüne göre, Receb ayının ilk Cuma gecesinin üçte ikisinden sonra sabaha kadar bütün melekler tek tek Receb ayı içinde oruç tutanlar için dua ederler.

Enes (r.a)’den rivayette Resulullah (sav) buyurdular ki:
-Fakat dikkat et, Receb’in ilk Cuma gecesinde uyanık ol. O geceyi gafletle geçirme. Çünkü melekler o geceye (Regaib Gecesi) diye ad koymuşlardır. Zira o gecenin üçte biri geçtiğinde yer ve gök melekleri Kabe-i Muazzama ve havalisinde toplanırlar. Allahu Teala meleklerin toplantısı üzerine:
-Ey meleklerim! Ne istiyorsunuz? Diye sorar. Melekler:
-Ey Rab’bımız! Senden istediğimiz ve temennimiz, Receb’in oruçlularının günahlarını bağışlamandır, derler. Allahu Teala’da:
-Receb’in oruçlularını affettim, buyurur.

Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli olmaktadır. Allahu Teala, bu gecede, müminlere, ihsan ve ikramlarda bulunur. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, onun için bu gecede bolca dua edip Allahu Teala’ya yalvarmak gereklidir.

Resulullah (sav) buyurdular ki:
-Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın onbeşinci gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi. (İbn-i Asakir)

Resulullah (sav) buyurdular ki:
-Receb’in ilk cuma gecesini ihya edene, Allahu Teala, kabir azabı yapmaz. Dualarını kabul eder. Yalnız, yedi kimsenin duasını kabul etmez: Faizci, Müslümanları aşağı gören, ana babasına eziyet eden, Müslüman olan ve dinin emirlerine uyan kocasını dinlemeyen kadın, çalgıcı, livata ve zina eden, beş vakit namazı kılmayan. (Bu günahlardan vazgeçmedikçe, duaları kabul olmaz.) (Saadet-i Ebediye)

Resulullah (sav) buyurdular ki:
-Perşembe günü oruç tutup gecesini de ihya etmek çok sevabdır. Perşembeyle birlikte, Cuma günü de oruç tutmakta mahzur yoktur. (Gunye)

Bu geceye mahsus bir namaz yoktur. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kaza namazı kılmalı, Kur’an-ı kerim okumalı, tesbih çekip, tevbe istiğfar etmeli. Mübarek gecelerde ve her zaman, ilim öğrenmek çok faziletlidir. Bu gecede ibadetlere, sayısız sevaplar verilmektedir.
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir

İletişim | Uşşaki Erleri | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafif Sürüm | RSS